İnsanların hesaba çekilmeleri yaklaştı. Halbuki onlar gaflet içinde yüz çevirmekteler. - Enbiya-1
 ANASAYFA   HAKKINDA   İLETİŞİM 
Haber Kaynağına Abone Ol    ARAMA  :       
Ağız Diş Sağlığı
Aile Hayatı
Anne Adaylarına
Bilişim Teknolojileri
Çocuk Gelişimi
Damak Tadı
Dinimi Yaşıyorum
Edebiyat-Şiir
Evinizi Güzelleştirin
Gök Bilim
Gözümün Nuru NAMAZ
Günlük Hayata Dair
Hayvanlar Alemi
Helal Yaşam
İlk Yardım
İslamiyet
Karış Karış Anadolu
Kıssadan Hisse
Kişisel Bakım
Kişisel Gelişim
Lokman Hekim
Örnek Şahsiyetler
Rüya Tabirleri
Sağlık
Tekrar Tekrar Oku
Türk-İslam Tarihi

Evliliklerde Yaşanan 10 Sorun

Evliliklerde Yaşanan 10 Sorun
 + Yazıyı Büyüt    - Yazıyı Küçült           

Evlilik ve aile olmak her zaman emek isteyen bir iştir. Değişen yaşam şartlarıyla birlikte hızla tüketilen değerler evlilik ve aile hayatına da yansımakta. Evliliklerle ilgili olarak birçok probleme çevremizde rastlamak mümkün. Bu sebeple aile danışmanları ve psikologlara başvurular fazlasıyla önem kazanmış durumda. Peki psikologlara en çok hangi konular geliyor diye merak ediyorsanız, kendi klinik tecrübeme dayanarak bir kaç başlığı şöyle sıralayabilirim:

1. EŞLER ARASI SINIR İHLALİ:

Eşler evlendiklerinde “biz” olmaya bazen kendilerini o kadar kaptırırlar ki aralarındaki sınırı ihlal etme hakkını kendilerinde bulurlar. Oysa kaç yıllık evli olursak olalım eşler arasındaki ilişkiyi en sağlam tutan saygıyı ihlal etmemeliyiz. Örneğin, “Nasıl olsa kocamdır” diye onun bilgisayarını, telefonunu eşimiz her arkasını döndüğünde kontrol etmeye kalkarız. Bu davranış eşler arasında sınırı ihlal ettiği için sonrasında birçok problemi beraberinde getirir. Evlilikte sınıra saygı duyulması eşe olan güven açısından da önemli bir etkendir.

2. SORUNLARI BAŞKALARINA ANLATMAK:

Çiftler arasında yaşanan olayların dışarıya yansıtılması ve karşı tarafın savunmasız bırakılması da evliliklerdeki bir diğer problem. Bu, eşler arasında sorunları tetikleyen bir durum. Çünkü anne yahut babamıza anlattığımız sorunlar genellikle onların eşimize karşı tavır almalarına neden olur. Bunun yerine iki tarafı da dinleyecek objektif kişilere, eşimizin de rızasını alarak ve onunla birlikte meseleyi aktarmaktır. Uzmanlar işte burada devreye giriyor. Hem objektif hem de doğru yönlendirmelerle eşlerin birbirini kırıp incitmeden problemleri çözmelerine destek oluyor. İki tarafın da kendini anlatabilmesine fırsat veriyor.

3. AİLELERİN SORUNLARININ ÇİFTLERE YANSIMASI:

Ülkemizde sıkça görülen dünürler arası tartışmalar çiftlerin ilişkisine yansıyarak eşlere, aileleri tarafından avukatlık görevi verilir. Bazen klinik ortamda fark ederiz ki eşler arasında gerçekte hiçbir problem yoktur. Sadece iki kayınvalidenin ağzından konuşuyormuşçasına onların dilini kullanıp sürekli tartışırlar. Oysa çiftlerin kendi arasındaki ilişkiyi sıhhatli tutarak, problem varsa iki annenin kendi aralarında halletmelerini beklemeleri gerekir. Karşılıklı olarak kayınvalideler bazen gelininden/damadından beklentilerini çocuklarını köprü edinerek gerçekleştirmek isterler. Bu yolla yaptırım güçlerini kullanmak isterler. Bu da her geçen gün karı-koca arasını daha da bozmaktadır. Oysa gelininden ya da damadından beklentisi her ne ise kendisi bunu uygun bir dille ortaya koymalı. Eğer koyamayacağını düşünüyorsa bunu kendi evladı üzerinden yapmayı düşünmesi hiç doğru değildir. Aynı şekilde gelinin/damadın da kayınvalideye söylemek istediği bir konuyu ya da problemi eşi aracılığıyla söylemesi doğru değildir. Çünkü gelin/damat da artık bir yetişkindir. Varsa kendi yaşadığı problemi kendi çözmelidir. Anne ile evladın arasını açacak durumlara ihtimam göstermelidir. Çünkü bazen gelinin/damadın herhangi bir talebinden dolayı anne ile evladın arası açılabilmekte. Bu durum da gittikçe kayınvalidede öfke birikmesine sebep olmakta dolayısıyla problem çözülmek yerine artarak devam etmekte. Çare herkesin kendi problemini kiminle konuşması gerekiyorsa onunla doğrudan konuşması araya köprüler kurmamasıdır.

4. HER ZAMAN OLUMLU DAVRANIŞIN KARŞI TARAFTAN BEKLENMESİ:

İnsanoğlunun bir şeyi alabilmesi için önce vermesi gerekir. Evet, bir insan evlenmeden önce evin çocuğudur ve belki hep ailesinden almıştır. Fakat evlendiğinde bir yetişkin gibi davranması gerektiğini bilecek aşamaya gelmiştir. Artık sürekli eşten ilgi beklemesi doğru değildir. Madem adı olumlu davranıştır neden bunu ilk başlatan biz olmayalım?

5. ÖZEL GÜNLERİN ZEHİRLİ GÜNLERE DÖNÜŞMESİ:

Bazen çiftlerden biri doğum günü, evlenme yıldönümü gibi günleri unuttuğunda eşler arasında öylesine yoğun bir kavga yaşanır ki bir tane özel gün her günü zehretmeye yeter. Özellikle erkekler için özel günler kadınlara oranla çok anlamlı olmayabiliyor. Erkek iş hayatının getirdiği yoğun tempoyla gereken duyarlılığı göstermediğinde, kadın bunu artık sevilmediğinden tutun da değersizliğine varıncaya kadar birçok noktaya çekerek kendi güzel ilişkisini değersiz kılıyor. Oysa o özel gün tarih olarak aynı güne denk gelse de aslında hiçbir zaman tam olarak o günü yaşayamayız. Buna rağmen o özel gün için sürekli tartışırız.

6. DUYGU CÜMLELERİNİN ERTELENMESİ:

Evliliğin ilk yıllarında çiftler birbirlerine güzel ve duygu dolu cümleler kurarak aralarındaki ilişkiyi sıcak tutarlar. İlerleyen senelerde bu durum gittikçe azaldığından çiftler ilişkilerinin eskidiğini düşünerek üzülüp tartışabilmekte. Oysa insanoğlunun büyüyüp gelişmesi gibi karı-koca arasındaki ilişki de büyür ve gelişir. Duygu dili azalabilir. Bunda herhangi bir mahsur yok. Yaşanan kırıklıkların ve onca yılın getirisi olarak böyle bir durum yaşanabilir. Lakin erkeğin duyguyu hiç kullanmaması affedilebilir bir durum değildir. Çünkü kadının ruh dünyası her zaman hassas ve narin olduğundan erkeğin ara ara bu dünyayı duygusal cümlelerle onarıyor olması son derece önemlidir. Bu sebeple de eşlerin birbirlerine olan olumlu duygularını karşılıklı olarak ifade etmesi aradaki muhabbeti arttıracaktır.

7. HATALI TARAFIN HATASINI KABUL ETMEMESİ:

Çiftlerin gerektiğinde birbirinden özür dilemesi önemli bir davranıştır. Aynı evin içinde birbirine karşı sorumlulukların paylaşılması gibi hataların da düzeltilmesi önemli bir adımdır. Özür dilemek de bu adımların başında gelir.

8. İLETİŞİM KURAMAMAK:

Eşler arasında yaşanan sorunlar (bazen küslük olmasın diye, bazen eşimi kızdırmayayım diye, bazen de nasıl olsa beni anlamaz diye) biriktirildiğinde evlilikte büyük patlamalar yaşanabiliyor. Telafisi zor durumlar ortaya çıkmadan yeri ve zamanı geldiğinde eşlerin birbiriyle konuşabilmesi gerek. Bu, ilişkiler için son derece önemli bir davranış şeklidir. Doğru iletişim kurarak sorunların büyümesini engelleyebilirsiniz. Fakat konuşmanın da bazı incelikleri bulunmaktadır. Bunlar; üsluba dikkat etmek, hakaret içermemek, benliği ortaya koymamak, ses tonunu ayarlayabilmek, aileleri karıştırmamak, yere ve zamana dikkat etmek, başkalarının yanında tartışmamak, çocukların olmadığı ortamı tercih etmektir.

9. KENDİNİ BÜYÜK GÖRME, EŞİNİ KÜÇÜMSEME:

Az da olsa yaşanan bir problem bu. Çiftlerden birinin kendini eşinden daha zeki, üstün ve gelişmiş görerek eşini kendi dünyasına almaması, kendine göre bir dünya kurması problemin esasını teşkil eder. Genelde çiftlerden biri bencil bir kişiliğe sahipse böyle bir durumu gözlemliyoruz. Bu durum terapi ortamında esaslıca ele alınan bir durumdur. Burada iki tarafı birbirine yakınlaştırmak, dünyalarından haberdar etmek son derece önemli.

10. ÇOCUK EĞİTİMİNİ ANNEYE YIKMAK:

Babalar bazen işlerini, bazen yoğunluklarını gerekçe göstererek, çocuğun her türlü sorumluluğunu anneye bırakarak, kendilerine ayrı bir dünya kurarlar. Özellikle erkek çocuklar için bu durum büyük bir handikap oluşturmakta. Zira erkek çocuk babayı “rol model” olarak algıladığından babanın çocuğuna zaman ve müsait bir gün ayırarak ilgilenmesi gerekir. Bununla birlikte daha çok erkeklerin çalışma temposundan dolayı eve geç gelmesi ve ailesini ihmal etmesi görülmektedir. Özellikle baba olduktan sonra bu davranış daha büyük sorunları beraberinde getiriyor. Çünkü bu durum ailenin dirlik ve düzenine halel getireceği için babanın davranış değişikliği yaparak ailesine sahip çıkması gerekir. Bunun için de erkek kendi farkındalığını arttırarak yapması gereken görevi yerine getirmelidir.

Semerkand Aile Dergisi 101.sayı

( 2605 ) kez okundu     -     21.03.2014   mstfkarsli ekledi     Tweetle    Paylaş 
Evliliklerde Yaşanan 10 Sorun, evlilik sorunları, eşlerin sorunları, eşler arası sorunlar, aile içi problemler, EŞLER ARASI SINIR İHLALİ, SORUNLARI BAŞKALARINA ANLATMAK, ÖZEL GÜNLER, İLETİŞİM KURAMAMAK, KENDİNİ BÜYÜK GÖRME, ÇOCUK EĞİTİMİNİ ANNEYE YIKMAK
Ziyaretçi Yorumları
( 1 ) Yorum
Tümünü Göster
mehmet - hakkari - 24.02.2016 21.58
     çok güzel ağzına sağlık

Yorum Ekle
Güvenliğiniz için iP adresiniz kaydedilmektedir. Herhangi bir Hukuki Dava ile karşılaşmamak için hakaret içeren sözler ve argo kelimeler kullanmayınız.
İsim
:
Yorum
:
En fazla 400 karakter
Şehir
: <<-- Güvenlik kodu:
E-Posta
: -->>
 
E-Posta adresi Yayınlanmaz
Güvenliğiniz için ip adresiniz (54.161.116.225) kaydedilecektir.
  Yeni Makaleleri Takip etmek İstiyorum. Adresime E-Posta Gelmesini Onaylıyorum.
BENZER YAZILAR
   yeter ki OKU  
 Aktif ziyaretçi : 4
 Bugün : 761
 Toplam : 1803834
ZMK BİLİŞİM HİZMETLERİ       © 2010 

Site Haritası


4