Yazıklar olsun, size de; Allah’ı bırakıp tapmakta olduklarınıza da! Hâlâ aklınızı başınıza almayacak mısınız? - Enbiya-67
 ANASAYFA   HAKKINDA   İLETİŞİM 
Haber Kaynağına Abone Ol    ARAMA  :       
Ağız Diş Sağlığı
Aile Hayatı
Anne Adaylarına
Bilişim Teknolojileri
Çocuk Gelişimi
Damak Tadı
Dinimi Yaşıyorum
Edebiyat-Şiir
Evinizi Güzelleştirin
Gök Bilim
Gözümün Nuru NAMAZ
Günlük Hayata Dair
Hayvanlar Alemi
Helal Yaşam
İlk Yardım
İslamiyet
Karış Karış Anadolu
Kıssadan Hisse
Kişisel Bakım
Kişisel Gelişim
Lokman Hekim
Örnek Şahsiyetler
Rüya Tabirleri
Sağlık
Tekrar Tekrar Oku
Türk-İslam Tarihi

Sorumsuz Olması İçin Çocuğun Her Dediğini Yapın

Sorumsuz Olması İçin Çocuğun Her Dediğini Yapın
 + Yazıyı Büyüt    - Yazıyı Küçült           

Sorumsuz Bir Yetişkin Olması İçin Çocuğunuzun Her Dediğini Yapın!

Bir çocuğun, alışveriş merkezinde her gördüğünü almak için kendini yerden yere atması, bir kız çocuğunun, bir dolap dolusu çeşit bebeğinin bir benzerini aldırmak için annesini başının etini yemesi, bir gencin, daha bir hafta önce aldığı ayakkabının farklı bir modeli için odasına kapanması, hepimizin yaşadığı veya şahit olduğu bir olaydır.

Bu tür olayların yaşanmasının elbette reklamlar, arkadaş baskısı, kültürel baskı gibi pek çok sebepleri vardır. Fakat biz bu yazımızda, gitgide artan oranlarda, nesnelere ve alışverişe bağımlı, doyumsuz ve yetişkinliğini etkileyecek derecede ruh sağlığı bozulmuş çocukların yetişmesinde ana babanın, çocuğun her istediğini yapması konusunun etkisi üzerinde duracağız.

Çocuk eğitiminde denge

“Ben çektim, çocuğum çekmesin!” cümlesi, bugünün anne babalarının en çok kullandığı cümlelerden birisidir. Kendilerinin çektiği sıkıntıları, kendilerinin yaptıkları hataları, çocuklarının yapmasını istemiyorlar.

Aşırı korumacı aileler, çocuklarına iyilik yapalım isterken, kötülük yaptıklarının farkında değiller. Üstelik, kendi hayat tecrübelerinden yola çıkarak edindikleri davranış ve tutumlar, çocuklarının sıkıntı çekmesini engellemiyor. Sadece farklı alanda sıkıntı çektiriyorlar çocuklarına.

Maddi sıkıntısı olmayan çocuklar mutlu olsaydı, intihar eden, psikologlara sürekli giden çocukların önemli bir kısmı, zengin ailelerin çocukları olmazdı.

Çocuklarının eğitimi ile ilgilenmeyen anne babalar için ben dâhil birçok yazar, kalem oynatıyoruz. Çocuklarla ilgilenmek, her istediklerini yapmak, her istediklerini almak anlamlarına gelmiyor. Mutlaka bir denge kurulmalı.

Hiçbir isteği yerine getirilmeyen çocukların hayatları kadar, her isteği yerine getirilen çocukların hayatları da problemli geçiyor. Sevgisiz büyüyen çocuk ne kadar hırçın olursa aşırı sevgiyle büyümüş çocuklar da o kadar hırçın oluyor. Susuz bırakılan çiçekler de kurur, aşırı su verilen çiçekler de kurur. Her şeyin ölçüsü dengedir.

Annesi babası tarafından fazla şımartılan, her istedikleri yapılan çocuklar, bir süre sonra, anne ve babalarına yönetmeye başlıyorlar. Küçük yaşta evin patronu gibi davranmaya başlıyorlar. Aynı ilgiyi okuldaki öğretmenlerden, mahalledeki arkadaşlarından göremeyince, okulda mutsuz olan, sosyal hayatta arkadaşsız kalan çocuklar yetişiyor. Anne babasından hiç “Hayır” lafını duymamış bir çocuğu okutmak zorunda kalan bir öğretmen, o çocukla nasıl baş edecek?

Okul ve arkadaş çevresinde istediği ilgiyi bulamayan çocuklar, yalnızlığın intikamını, tüm nazlarını çeken anne balarından alıyorlar.

Uzman görüşleri

Çocuğun her istediğini yapmak ve sırf çocuğu üzmemek, mutsuz etmemek için taviz vermemek, çocuğu en hayati konularda bile sıkmamak doğru bir davranış mıdır? Bu soruya uzmanlar şöyle cevap veriyorlar:

“… Yani “kötü yola” düşmemesi için (madde bağımlılığı, evden kaçma gibi) fazlasıyla taviz veriliyor. Ama sanılanın aksine çocuk, sınırlarını bildiği ortamda kendini daha güvende hisseder. Sınırların kalktığı durumlarda doyumsuzluk başlıyor. Annenin ısrarcı tutumuna karşılık çocuk ayaklarını yere vurup, yumruğunu ve dişlerini sıkarak ‘Beni çok fazla sinirlendiriyorsun. Hoşlanmıyorum ve seninle konuşmak istemiyorum’ diyebiliyor.” (Şenay Yılmaz – Çocuk Gelişim Uzmanı)

“Son 30-40 yıldır orta, üst sosyo-ekonomik seviyedeki anne babaların tutumları tavizkâr… ‘Biz çocukken baskı gördük, ailemizde çok sevgi görmedik, çocuklarımıza bunu yaşatmayalım’ diyorlar. Çocuğa aşırı bağlanma da nedenlerden biri. Tavizkâr aile modelinde çocuklar, anne babaları üzerinde güçlerini kullanırlar. İleride anne-babası dışındaki insanlar ona tavizkâr davranmayacağı için diğer insanlara karşı güveni de azalabilir. Çok içlerine kapalı ya da saldırgan olabilir. Doğruyu, yanlışı ayırt etmekte, bir başka deyişle, iç-denetim geliştirmekte zorlanırlar.” (Serkan Kahyaoğlu – AÇEV)

Aileyi ebeveynler yönetir. Çocukların fikrini almak, çocuğun fikirlerine önem verildiğini düşünmesi açısından faydalı ama özellikle önemli konularda son karar yetişkinlerin olmalı. Çünkü çocuklar, kısa dönemli düşünür ve kararların sonuçlarını gerçekçi biçimde değerlendiremeyebilir.

Örneğin “Kardeşin olsun mu?” ya da “Boşanmayı düşünüyoruz ne dersin?” türünden sorular, çocuğun doğru değerlendirebileceği ve sonuçlardan dolayı sorumlu tutulabileceği sorular değildir. Anne-babalar, çocukları mutlu olsun diye, onları üzmekten korkuyor. Ama sınırlar ailede öğretilmezse çocuk dışarıda çok daha acımasız biçimde öğrenmek zorunda kalır.

“Çocuk-erkil’ ailelere dönüşümün toplumun tüm kesimleri için geçerli olduğunu düşünmüyorum. Bir tarafta çocuğun kişiliğine pek az değer veren ebeveynler, diğer yanda neredeyse çocuğu yaşamının tek amacı haline getirmiş ebeveynler…” (Prof. Dr. Emine Zinnur Kılıç – Yeditepe Üniversitesi)

Araba reklamlarında bile sürekli çocukların oynatılmasının amaçlarından birisi de, evi yöneten kişilerden birisinin çocuklar olması değil mi? Her istediklerini yaptırmayı başaran çocukların sayısı çoğaldığı için alışveriş merkezlerinin giriş kısımları, çocukların aldırtabilme ihtimali olan ürünlerle donatılıyor.

En kötü özgürlük…

Kâinatı ayakta tutan şey dengedir. Şımarık çocuk yetiştirmek ile pısırık bir çocuk yetiştirmek arasında kalmaya engel olacak olan şey yine denge olmalı. Utangaç bir çocuk veya utanmaz bir çocuk arasındaki farkı ve dengeyi, anne baba ayarlayabilmeli. Hakkını aramasını bilen, haksız olduğunda özür dilemesini bilen çocuk, dengeyi öğrenmiştir. Her istediği alınan çocukların istekleri bitmeyecek, hiçbir istediği alınmayan çocuk ise arsız olacaktır.

Çocukların her istediğini yapmak, geçici bir mutluluk yaşatsa da uzun vadeli sıkıntılar yaşamanıza sebep olur. Anne baba frene basmazsa uçurumdan aşağı yuvarlanmaya engel olamazlar.

Sadece gaz pedalı olan, fren sistemi çalışmayan bir araba imal etmek, kimseye fayda sağlamaz. Unutmayın: En kötü özgürlük sınırsız özgürlüktür!

Sait Çamlıca
Alıntı:huzurailedebaslar.wordpress.com

( 1704 ) kez okundu     -     14.10.2013   mstfkarsli ekledi     Tweetle    Paylaş 
Sorumsuz Olması İçin Çocuğun Her Dediğini Yapın, Sorumsuz Bir Yetişkin Olması İçin Çocuğunuzun Her Dediğini Yapın, sorumsuz yetişkin, çocuğun her dediğini yapmak, çocuğun her istediğini almak, çocuğun her istediğini yapmak, çocuğa hayır dememek, sait çamlıca, Çocuk-erkil, En kötü özgürlük sınırsız özgürlüktür
Ziyaretçi Yorumları
( 0 ) Yorum
Tümünü Göster
Yorum Ekle
Güvenliğiniz için iP adresiniz kaydedilmektedir. Herhangi bir Hukuki Dava ile karşılaşmamak için hakaret içeren sözler ve argo kelimeler kullanmayınız.
İsim
:
Yorum
:
En fazla 400 karakter
Şehir
: <<-- Güvenlik kodu:
E-Posta
: -->>
 
E-Posta adresi Yayınlanmaz
Güvenliğiniz için ip adresiniz (54.224.100.134) kaydedilecektir.
  Yeni Makaleleri Takip etmek İstiyorum. Adresime E-Posta Gelmesini Onaylıyorum.
BENZER YAZILAR
   yeter ki OKU  
 Aktif ziyaretçi : 8
 Bugün : 857
 Toplam : 1658302
ZMK BİLİŞİM HİZMETLERİ       © 2010 

Site Haritası


8