Allah'ım! Öfkenden rızana; cezandan affına sığınırım. Senden yine sana sığınırım. Sana övgüyü saymakla bitiremem. Sen kendini nasıl övdüysen öylesin. - Müslim, "Salât", 222
 ANASAYFA   HAKKINDA   İLETİŞİM 
Haber Kaynağına Abone Ol    ARAMA  :       
Ağız Diş Sağlığı
Aile Hayatı
Anne Adaylarına
Bilişim Teknolojileri
Çocuk Gelişimi
Damak Tadı
Dinimi Yaşıyorum
Edebiyat-Şiir
Evinizi Güzelleştirin
Gök Bilim
Gözümün Nuru NAMAZ
Günlük Hayata Dair
Hayvanlar Alemi
Helal Yaşam
İlk Yardım
İslamiyet
Karış Karış Anadolu
Kıssadan Hisse
Kişisel Bakım
Kişisel Gelişim
Lokman Hekim
Örnek Şahsiyetler
Rüya Tabirleri
Sağlık
Tekrar Tekrar Oku
Türk-İslam Tarihi

Kurbanda da Adım Adım Çocuk Eğitimi

Kurbanda da Adım Adım Çocuk Eğitimi
 + Yazıyı Büyüt    - Yazıyı Küçült           

Aşağıda Adem Güneş'in kaleminden güzel bir makale paylaşıyorum. Çocuk eğitimi adım adımdır...

13 yaşında bir kız çocuğunun annesi, kızı et yemiyor diye görüşmeye geldi. “Neden et yemiyor ki?” diye sorduğumda “Bilmiyorum ama 6-7 yaşından sonra hiç et yemedi. Zorladığımızda kimi zaman inatla direndi, kimi zaman istifra edene kadar ağladığı oldu. Biz de gücümüz yetmeyince artık zorlamayı bıraktık.” dedi.

Annenin bu çaresiz hâlinden sonra genç kızla ayrıca konuşmaya başladık. “Ben et yiyemiyorum, midem bulanıyor, annem babam da beni anlamıyorlar.” dedi.

Kendisi ile uzun uzun konuştuk. Bunun nedenini birlikte düşündük. Çocukluk yıllarında neler yaşadığına değindik. Geçmiş yıllarla “duygusal bir bağ” kurduk. Hangi olaydan sonra et yememeye başladığını hatırlamaya çalıştı, önce hatırlayamadı. Sonra içi burkuldu, duygusallaştı ve ağlamaya başladı.

Daha sonra hatırladı bu durumun ne zaman başladığını: “7 yaşındaydım, babam bana bir kuzu almıştı. Apartmanımızın bahçesine bağlamıştık. Adını ‘Kuzucuk’ koymuştum. Okuldan geldikçe ona ot veriyordum, yapraklar toplayıp avucumda yediriyordum. Otları yerken elime nefesi geldiğinde çok hoşuma gidiyordu. Gözleri kara idi, bana baktığında sanki beni görüyor gibi geliyordu. Bazen onunla konuşuyordum. Çok mutluydum. Bir gün okuldan geldiğimde evde dayımlar da vardı. Kuzucuğu keseceklerini konuşuyorlardı babamlar. Ben inanamadım. Babam bunu nasıl yapar diye düşündüm. Babamın elindeki bıçakları görünce de korktum. Babama ‘Yapma ne olur!’ diye yalvardım ama babam beni dinlemedi. Dayımla birlikte Kuzucuk’un yanına indiler. Annem ile ben pencereden bakıyorduk. Ben çok ağladım. Kuzucuk’un etlerini yukarı çıkarttı babamlar. Annem birazını pişirdi, sofrayı hazırladı. Kuzucuk aklıma gelince ağlamaya başladım. Babam kızdı bana, ‘Abartıyorsun’ dedi. Zorla et yedirmeye çalıştı. Ben daha çok ağladım. Sanırım işte o günden sonra bir daha et yiyemedim.”

Aslında eğitimde yaptığımız temel yanlışlardan birini bu genç kız da yaşamıştı.

Çocuk eğitiminde bir “tedricilik ilkesi” vardır ve oldukça önemlidir. Eğitim derece derece ve yavaş yavaş gerçekleşir. Çocuk, bir önceki duruma uyum sağlamadan, eğitimin bir sonraki durumu oluşturulmaz. Çünkü eğitimin ruha bakan bir yönü vardır.

Yetişkinler bazen çocukları kendileri gibi görüyor, kendileri gibi değerlendiriyorlar.

Hâlbuki çocuk, çocuktur, yetişkin değildir.

Bir yetişkinin karşılaştığı olayları anlamlandırması ile çocuğun anlamlandırması farklıdır.

Yetişkin, bir gereklilik olarak kurban keser ve onun için kurban bir “ibadet” anlamı taşır. Hâlbuki 7 yaşındaki bir çocuk ne ibadet bilir ne de gereklilik, o “Kuzucuğunu” bilir sadece.

Henüz duygusal yeterliliğe erişmemiş yaştaki bir çocuğun hissî bir bağ ile bağlandığı canlıyı kesmek, çocuk ruhuna zarar verir.

Bu zarar çocuğun kimi zaman etten tiksinmesi, kimi zaman kendisini duyarsızlaştırması ile sonuçlanır. Birçok yetişkin “Ben çocukken birçok kurban kesimi gördüm, bana bir şey olmadı.” dese de ruhun hangi olayda nasıl bir değişikliğe uğradığını kişi kendisi göremez.

Önümüzdeki hafta Kurban Bayramı.

Üzgünüm ama birçok çocuk kurban kesim alanlarında olacak. Kimi kesilen kurbanın gözüne bakacak, kimi saçlarına, kimi ise kasabın elindeki bıçağa…

Hâlbuki bir önceki kurbanın kesimini, bir sonraki kurbanlık hayvanın görmemesi için gözlerinin bağlanmasını tavsiye eden bir dinin hassasiyeti çocuklardan neden esirgenir anlamak oldukça zor.

Duyarlı bir ebeveyn, çocuklarına kurban ibadetini sorunsuz bir şekilde aktarmak istiyorsa, eğitimde tedricilik ilkesini kullanmalıdır.

Buna göre çocuklar 7 yaşından önce kurban kesimi görmemeli, Kurban Bayramı’nı bir “bayram” olarak tanımalıdır.

12 yaşına kadar olan çocuklar ise kurbanı “kesim anında” değil, kesildikten sonra görebilir, kurban etinin işlenmesinde ailesine destek olabilir.

Çocuklar ancak 12 yaşından sonra kesimlerde bulunabilir ve kurban kesiminde ailesine yardımcı olabilirler.

aksiyon.com.tr

( 1297 ) kez okundu     -     12.10.2013   mstfkarsli ekledi     Tweetle    Paylaş 
Kurbanda da Adım Adım Çocuk Eğitimi, çocuk eğitimi, kurbanda çocuk eğitimi, çocukların kurban görmesi, kesilen kurbanı görmesi, çocuklar ve kurban, Çocuk eğitimi adım adımdır, adem güneş
Ziyaretçi Yorumları
( 0 ) Yorum
Tümünü Göster
Yorum Ekle
Güvenliğiniz için iP adresiniz kaydedilmektedir. Herhangi bir Hukuki Dava ile karşılaşmamak için hakaret içeren sözler ve argo kelimeler kullanmayınız.
İsim
:
Yorum
:
En fazla 400 karakter
Şehir
: <<-- Güvenlik kodu:
E-Posta
: -->>
 
E-Posta adresi Yayınlanmaz
Güvenliğiniz için ip adresiniz (23.20.165.182) kaydedilecektir.
  Yeni Makaleleri Takip etmek İstiyorum. Adresime E-Posta Gelmesini Onaylıyorum.
BENZER YAZILAR
   yeter ki OKU  
 Aktif ziyaretçi : 6
 Bugün : 369
 Toplam : 1655911
ZMK BİLİŞİM HİZMETLERİ       © 2010 

Site Haritası


6