Allah'ım! Günahlarımın küçüğünü büyüğünü, öncesini sonunu, açığını ve gizlisini, hepsini bağışla. - Müslim, "Salât", 216
 ANASAYFA   HAKKINDA   İLETİŞİM 
Haber Kaynağına Abone Ol    ARAMA  :       
Ağız Diş Sağlığı
Aile Hayatı
Anne Adaylarına
Bilişim Teknolojileri
Çocuk Gelişimi
Damak Tadı
Dinimi Yaşıyorum
Edebiyat-Şiir
Evinizi Güzelleştirin
Gök Bilim
Gözümün Nuru NAMAZ
Günlük Hayata Dair
Hayvanlar Alemi
Helal Yaşam
İlk Yardım
İslamiyet
Karış Karış Anadolu
Kıssadan Hisse
Kişisel Bakım
Kişisel Gelişim
Lokman Hekim
Örnek Şahsiyetler
Rüya Tabirleri
Sağlık
Tekrar Tekrar Oku
Türk-İslam Tarihi

İslâm'da Örtünmenin Yeri ve İlk Örtünme

İslâm'da Örtünmenin Yeri ve İlk Örtünme
 + Yazıyı Büyüt    - Yazıyı Küçült           

Başörtüsü, kadını, erkek bakışlarından koruyarak ve cinsiyetler arasındaki sınırları belirleyerek, mahrem alanı, yasak koyarak çizmektedir. Zira cemaatin birliği, erkeğin şerefine bağlıdır ki, bunun da ölçüsü kadının mahrem alanda korunan namusudur.

Kur'an-ı Kerim'de başörtüsü geçmektedir:

“Kadınlar, başörtülerini, yakalarının üstlerini örtecek şekilde bağlasınlar.” (Nur Suresi, 24/31) mealindeki bu âyette geçen “humur” kelimesi, başörtüsü manasına gelen “hımâr” kelimesinin çoğuludur.

“Kur'an'da geçen hımâr kelimesi yalnızca örtü manasına gelir, başörtüsü manasına gelmez” diyenler kesinlikle yanılıyorlar. Çünkü bu kelimenin kökünde “örtme, karışma, yaklaşma” gibi manalar varsa da, kökten alınmış farklı kelimelerin (şekillerin) de farklı manaları vardır.

Mesela aynı kökten gelen “hamr”, şarap, “hamîr”, hamur mayası, “humâr” akşamdan kalma hali manalarına gelir. Tartışma konumuz olan “hımâr” da başörtüsü ve vücudun bütününü örten örtü manalarında kullanılmıştır.

Tesettür, örtünme Allah'ın bir emridir. Bu emir ilk geldiğinde sahabi hanımların uygulama şekli önem taşıyor. Çünkü ilk uygulamadaki ölçü daha sonraki uygulamaların biçimini belirliyor. Diğer yandan bu ölçü bilinince konu hakkında farklı konuşmanın önü de kesilmiş oluyor. Ahzab Suresi 33'teki "İslamdan önceki Cahiliye kadınlarının yaptığı gibi süslerinizi göstererek ve görünmek için dışarı çıkmayın" âyeti ve Nur Suresi'nin 31. ayet-i kerimesindeki, "kendiliğinden görünenleri müstesna, süslerini açmasınlar. Başörtülerini yakalarının üzerinden iyice bağlasınlar" (1) ifadeleri mü`min kadınların nasıl giyinecekleri konusunda ölçüyü veriyor.

Bu âyet iner inmez sahabe hanımların bu emri hayatlarına nasıl geçirdiklerini Hz. Âişe anlatırken diyor ki: "Allah ilk muhacir kadınlara rahmet etsin, onlar, 'Kadınlar başörtülerini yakalarının üzerinden iyice bağlasınlar..." âyeti inince etekliklerini kesip bunlardan başörtüsü yaptılar.

Satiyye binti Şeybe de bu konuda Hz. Âişe'den dinlediği şu hatırayı anlatır: "Biz Âişe ile birlikte idik. Kureyş kadınlarından ve onların üstünlüklerinden söz ediyorduk. Hz. Âişe dedi ki: "Şüphesiz Kureyş kadınlarının birtakım üstünlükleri vardır. Ancak ben, Allah'a yemin olsun ki, Allah'ın kitabını daha çok tasdik eden ve bu kitaba daha kuvvetle inanan Ensar kadınlarından daha faziletlisini görmedim.

"Nitekim, Nur suresindeki "Kadınlar başörtülerini yakalarının üzerinden iyice bağlasınlar..." ayeti inince, onların erkekleri bu ayetleri okuyarak eve döndüler. "Bu erkekler eşlerine, kızlarına, kız kardeşlerine ve hısımlarına bu âyetleri okudular. Bu kadınlardan her biri etek kumaşlarından, Allah'ın kitabını tasdik ve ona iman ederek başörtüsü hazırladılar.

Ertesi sabah, Hz. Peygamber'in arkasında başörtüleriyle sabah namazına durdular. Sanki onların başları üstünde kargalar vardı." (2) Hz. Âişe'nin kendisi de bu emrin uygulanmasında hassas davranır, bu giyim tarzına uygun olmayanları uyarırdı. Bir seferinde huzuruna ince başörtülü bir gelin getirilmişti. O, şöyle dedi: "Nur Suresi'ne inanan bir kadın böyle örtünmez." (3)

Peygamberimizin bu emri bizzat uygulama şeklini, Hz. Âişe, ablası Hz. Esmâ'yı örnek vererek anlatır: Bir gün Hz. Ebu Bekir'in kızı Esmâ ince bir elbise ile Resulullah'ın huzuruna girmişti. Hz. Peygamber ondan yüz çevirdi ve şöyle buyurdu: "Ey Esmâ! Şüphesiz kadın ergenlik çağına ulaşınca onun şu ve şu yerlerinden başkasının görünmesi uygun değildir". Hz. Peygamber bunu söylerken yüzüne ve avuçlarına işaret etmişti. (4)

Hz. Esmâ bu konudaki uygulamasını ileri yaşlarında da Resulullah'ın tarif ettiği gibi devam ettirdi. Münzir bin Zübeyr Irak dönüşü ona bir elbise göndermişti. Hz. Esmâ elbiseye dokunmuş ve "Bunu götürün ona verin!" demesine kırılan Münzir, "Anneciğim o ince değil, niye reddediyorsun?" Hz. Esmâ "Evet, ince değil, ama vücut çizgilerini belli eder."

1 Nur suresi, 31. 2 Buhari, Tefsiru Sure 24:12; Ebu Davud, Libas:29. 3 el-Kurtubi, 14:157. 4 Ebu Davud, Libas, 31

-Mehmet Paksu-sorularlaislamiyet.com..-

( 3211 ) kez okundu     -     04.01.2011    ekledi     Tweetle    Paylaş 
örtü, örtünme, başörtüsü, türban, tesettür, kur'an'da başörtüsü, islam'da başörtüsü, örtünmenin yeri, kapanmak, yağlık, yazma, eşarp, islamda tesettür, kuranda tesettür
Ziyaretçi Yorumları
( 0 ) Yorum
Tümünü Göster
Yorum Ekle
Güvenliğiniz için iP adresiniz kaydedilmektedir. Herhangi bir Hukuki Dava ile karşılaşmamak için hakaret içeren sözler ve argo kelimeler kullanmayınız.
İsim
:
Yorum
:
En fazla 400 karakter
Şehir
: <<-- Güvenlik kodu:
E-Posta
: -->>
 
E-Posta adresi Yayınlanmaz
Güvenliğiniz için ip adresiniz (54.163.209.109) kaydedilecektir.
  Yeni Makaleleri Takip etmek İstiyorum. Adresime E-Posta Gelmesini Onaylıyorum.
BENZER YAZILAR
   yeter ki OKU  
 Aktif ziyaretçi : 8
 Bugün : 118
 Toplam : 1529794
ZMK BİLİŞİM HİZMETLERİ       © 2010 

Site Haritası


8