Akrabaya, yoksula ve yolda kalmış yolcuya haklarını ver, fakat saçıp savurma. Çünkü saçıp savuranlar şeytanların kardeşleridir. Şeytan ise Rabbine karşı çok nankörlük etmiştir. - İsrâ, 17/26-27
 ANASAYFA   HAKKINDA   İLETİŞİM 
Haber Kaynağına Abone Ol    ARAMA  :       
Ağız Diş Sağlığı
Aile Hayatı
Anne Adaylarına
Bilişim Teknolojileri
Çocuk Gelişimi
Damak Tadı
Dinimi Yaşıyorum
Edebiyat-Şiir
Evinizi Güzelleştirin
Gök Bilim
Gözümün Nuru NAMAZ
Günlük Hayata Dair
Hayvanlar Alemi
Helal Yaşam
İlk Yardım
İslamiyet
Karış Karış Anadolu
Kıssadan Hisse
Kişisel Bakım
Kişisel Gelişim
Lokman Hekim
Örnek Şahsiyetler
Rüya Tabirleri
Sağlık
Tekrar Tekrar Oku
Türk-İslam Tarihi

Gayri Müslim Adetini Kutlamak

Gayri Müslim Adetini Kutlamak
 + Yazıyı Büyüt    - Yazıyı Küçült           

İmam Rabbanî hazretlerinin yaşadığı asır müslümanların Hindularla karışık yaşadığı ve Ekber Şah’în “Dîn-i ilahi” adı altında Hristiyanlık, İslam ve Hinduizmi birleştirerek yeni bir din uydurmaya çalıştığı bir asır idi. Bu sebeple o günün Müslümanları ve entelektüelleri arasında başta Hinduizm olmak üzere diğer dinlerin adetlerine ve sembollerine karşı bir sempati oluşmuştu. İmam tüm gayreti ile müminleri bu batıl yoldan döndürmek için gayret etmiş, mektuplarında da sık sık bu tür konulara yer vermiştir.

2012 yılının son ayına girdiğimiz bu günlerde İmam Rabbanî’nin gayr-i müslimlerin adetlerine uymama konusundaki uyarıları daha bir önem kazanmaktadır. Zira yılbaşı kutlamaları her geçen gün toplumumuzun tüm kesimlerini daha fazla etkilemekte, bizim dinimiz, kültürümüz ile uzaktan yakından alakası olmayan pek çok batıl adet her geçen gün milletimizi özüne yabancılaştırmaktadır. İmam Rabbanî’nin kendi döneminde Hindistanlı Müslümanları Hindu adetlerinden korumak için yaptığı uyarı, bugün yılbaşı kutlamaları ile ilgili olarak bize de yapılan en açık uyarıdır. İmam şöyle der: Hintlilerce kutsal ve önemli kabul edilen günlere itibar edip saygı göstermek ve Yahudilerin özel günlerinin kutlamalarına katılmak insanı şirke ve küfre götürür. Nitekim bazı cahil müsümanlar özel­likle de kadınlar kafirlerin özel günlerini kutlamakta ve onları âdetâ kendi bayramları gibi kabul etmektedir... Müşriklerin yaptığı gibi, kızları­nın ve kardeşlerinin evlerine çeşitli hediyeler göndermektedirler. O mevsim geldiğinde kaplarını kafirler gibi boyayıp kırmızı pi­rinçle doldurduktan sonra hediyeler gönderirler... (III. c, 41. Mektup) Bazıları bu kutlamaları sadece yeni yıla girmenin bir sevinci gibi göstermeye çalışsa da miladi yıl, adı üstünde Hz. İsa’nın doğumuna bağlı olduğundan direkt olarak Hıristiyanlığın sembol ve şeairi ile karışık olarak kutlanmaktadır. Mesela yılbaşında kırmızı elbisesi, beyaz sakalı ile Noel Baba, Nicholas isminde çocuklara hediye verdiğine inanılan bir Hıristiyan azizidir. Hakeza Noel ağacı olarak da bilenen “çam ağacı” pagan kültürünün bir sembolü olup yakın zamanda çarşı pazarda boy göstermeye başlayacaktır. Müslümanların bayramlarına bin bir bahane bulan ve onları kötü göstermek için ellerinden geleni yapan bazı kesimler ise yeni yılı karşılama bahanesi adı altında Hıristiyanlık adetlerini, içki tüketimini güzel ve modern göstermek için hummalı bir çalışma içine girmektedirler. İmam bu tür insanların iman zafiyetini şöyle ifade eder:

Bu mevsime tam bir itina gösterirler. Hâlbuki bütün bunlar şirktir, küfürdür ve İslam dinini reddetmektir. Allah Sübhânehû, bu tür insanlar için “ Ve onların çoğu başka varlıklara da tanrısal nitelikler yakıştırmaksızın Allah’a inanmazlar.” (Yusuf, 106) buyurmaktadır. (III. c, 41. Mektup)

İmam’ın ifade ettiği üzere başka dinlerin kutsal günlerini kutlamak farkına varmadan kutlayanları o dine doğru sürükler götürür. Bu işleri yapan müslüman hemen Hıristiyan veya Yahudi olmaz ama şüphe ve inançsızlık bataklığına da düşmekten kendini kurtaramaz: Şirk merasimlerini ve kâfirlerin özel günlerini tazim etmek şirk sahasına atılan büyük bir adımdır. İki dini tasdik eden, şirk ehlindendir. İslâm’ın hükümleriyle küfrü birleştirmeye çalışan kişi müşriktir. Küfürden uzak durmak İslâm’ın şartıdır... Şirk şaibesinden kaçınmak tevhiddir.

Bazı cahil Müslümanlar arasında yaygın ol­duğu gibi hastalıklardan kurtulmak için putlardan ve tâğûttan medet ummak şirkin ve sapkınlığın ta kendisidir. Yontulmuş taş­lardan hacetini istemek küfür ve Vâcibu’l-Vücûd Teâlâ’yı inkardır. İslam dini kâfirlere benzemeyi şiddetle red etmiştir. Öyle ki dinimiz güneşe tapanların ibadet zamanına denk gelmesin ve onlara benzemeyelim diye güneşin doğuşu, batışı ve zevali vaktinde en makbul ibadet olan namazı bile yasaklamıştır. Bu vakitleri kerahet vakti olarak isimlemiştir. Peygamber Efendimiz de hadis-i şeriflerinde “Kim bir kavme benzerse onlardandır, Kişi sevdiği ile beraberdir” buyurarak bu tür yanlış sevgilerin insanı cehenneme götüreceğini bizlere haber vermişlerdir. İmam Rabbanî kendi döneminde özellikle kadınların Hinduların dini uygulamalarına gösterdikleri hayranlığı şöyle anlatır: Kadınların çoğu yasaklanmış olan bu medet umma belasıyla karşı karşıyadır... Cehaletleri sebebiyle, müsemmâlarıyla alakasız olan bu isimlerden, belâları uzaklaştırmasını talep ederler. Şirk merasimlerini eda etmeye ve müşriklere çok düşkündürler... Özellikle de, Hint kadınları arasında, setîla diye bilinen çiçek hasta­lığının ortaya çıktığı zamanlarda bu merasimlere katılmaktan hoşlanırlar. O hastalığın zamanı gelince kadınların iyisinin de kötüsünün de bu merasimlere katıldığı görülür... O kadar ki, Allah Teâlâ’nın koruduklarının dışında bu şirke bulaşmayan ve bu merasimlerden birine adım atmayan kadın yok gibidir. Maalesef bu tasvir ülkemiz insanlarının da önemli bir kısmını kapsamaktadır. O günkü müslümanlar Hinduların ritüellerine katılırken bugünkü müslümanlar da Avrupa’nın yaşam tarzına uygun işler yapmaktan geri kalmamaktadırlar. Hatta butür yanlış işleri yapmayanları da yobaz, çağ dışı gibi yaftalarla ayıplamaktadırlar. Bu tür gayr-i müslim adetlerini ne kadar benimsenirse benimsensin, ne kadar normal kabul edilirse edilsin samimi müslümanlar iman ve Kur’an yolundan asla vazgeçmeyecektir. Rabbimizden niyazımız bu zor zamanlarda dinimizde sebat etmemizi bizlere ihsan etmesi, İslam dışı her tür haram adetlerden bizi korumasıdır. Kurtuluş nefsine ve zamanın fitnelerine uyanların değil, İslam’ın yüksek ahlak nizamına tabi olanlarındır.

Doç. Dr. Süleyman Derin
Altınoluk Dergisi - 2012 - Aralık, Sayı: 322, Sayfa: 022

( 1556 ) kez okundu     -     29.12.2012   mstfkarsli ekledi     Tweetle    Paylaş 
Gayri Müslim Adetini Kutlamak, yılbaşı kutlamak, dini olarak yılbaşı kutlamak, kafir bayramını kutlamak, yılbaşı dinden eder, hristiyan adetini kutlamak
Ziyaretçi Yorumları
( 0 ) Yorum
Tümünü Göster
Yorum Ekle
Güvenliğiniz için iP adresiniz kaydedilmektedir. Herhangi bir Hukuki Dava ile karşılaşmamak için hakaret içeren sözler ve argo kelimeler kullanmayınız.
İsim
:
Yorum
:
En fazla 400 karakter
Şehir
: <<-- Güvenlik kodu:
E-Posta
: -->>
 
E-Posta adresi Yayınlanmaz
Güvenliğiniz için ip adresiniz (54.144.14.134) kaydedilecektir.
  Yeni Makaleleri Takip etmek İstiyorum. Adresime E-Posta Gelmesini Onaylıyorum.
BENZER YAZILAR
   yeter ki OKU  
 Aktif ziyaretçi : 5
 Bugün : 295
 Toplam : 1652606
ZMK BİLİŞİM HİZMETLERİ       © 2010 

Site Haritası


5