Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir. - Hz. Muhammed (sav) (Tirmizi)
 ANASAYFA   HAKKINDA   İLETİŞİM 
Haber Kaynağına Abone Ol    ARAMA  :       
Ağız Diş Sağlığı
Aile Hayatı
Anne Adaylarına
Bilişim Teknolojileri
Çocuk Gelişimi
Damak Tadı
Dinimi Yaşıyorum
Edebiyat-Şiir
Evinizi Güzelleştirin
Gök Bilim
Gözümün Nuru NAMAZ
Günlük Hayata Dair
Hayvanlar Alemi
Helal Yaşam
İlk Yardım
İslamiyet
Karış Karış Anadolu
Kıssadan Hisse
Kişisel Bakım
Kişisel Gelişim
Lokman Hekim
Örnek Şahsiyetler
Rüya Tabirleri
Sağlık
Tekrar Tekrar Oku
Türk-İslam Tarihi

Saldalyede NAMAZ olur mu?

Saldalyede NAMAZ olur mu?
 + Yazıyı Büyüt    - Yazıyı Küçült           

Namaz, kulun Allah'a en çok yakınlık kazandığı bir ibadettir. Bu niteliğinden dolayı Hz. Peygamber (s.a.v) bu ibadeti "en hayırlı amel" (İbn Mâce, Taharet, 4) olarak tanımlamış, kıyamet gününde hesabı sorulacak ilk amelin namaz olacağını bildirmiştir. (Tirmîzî, Salât, 188) Bu sebeple namazın terk edilmesine izin verilmemiş, ima ile de olsa mutlaka kılınması istenmiştir. Hz. Peygamber "Kim namazı kasten terk ederse Allah'ın himayesi ondan uzak olur." (Ahmed b. Hanbel, Müsned, VI. 421) buyurmuştur.

Namaz ibadetinin rükünlerinin neler olduğu Kur'an ve Sünnette belirtilmiş ve nasıl uygulanacağı da bizzat Hz. Peygamber (s.a.v.) tarafından sözlü ve pratik olarak ortaya konulmuştur. Bu rükünler iftitah tekbiri, kıyam, kıraat, rüku, secde ve ka'de-i ahiredir. Allah Teala "Gönülden boyun eğerek Allah için namaza kalkın" (Bakara, 2/238) "Ey iman edenler, rüku edin, secde edin, rabbinize kulluk edin ve hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz." (Hac, 22/77) buyurmuştur. Hz. Peygamber (s.a.v.) de; namaz kılmayı öğrettiği bir sahabiye, sonunda nasıl teşehhüd yapacağını gösterdikten sonra "Bunu da yaptığında namazın tamam olur" buyurmuştur. (Tirmîzî, Sünen, Ebvabü's-Salât, 226)

(Teşehhüd: Namazın her oturuşunda ettahiyyâtü duasını okumak veya bunu okuyacak kadar oturmak demektir)

Bu rükünlerden herhangi birinin mazeretsiz olarak terk edilmesi halinde namaz sahih olmaz. Ancak dinimizde sorumluluklar, kulun gücüne göre belirlenmiş (Bakara, 2/286); gücü aşan durumlar için kolaylaştırma ilkesi getirilmiştir. (Bakara, 2/185) Namazın rükünlerinden herhangi birini yerine getirmeye engel olan rahatsızlıklar da kolaylaştırma sebebi sayılmıştır. Buna göre;

Namazı normal şekli ile ayakta kılmaya gücü yetmeyen kimse için asıl olan namazını oturarak kılmaktır. Böyle bir kişi namazını kendi durumuna göre diz çökerek veya bağdaş kurarak yahut ayaklarını yana ya da kıbleye doğru uzatarak kılar. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v.) nasıl namaz kılacağını soran hasta bir sahabiye "Namazını ayakta kıl. Eğer gücün yetmezse oturarak, buna da gücün yetmezse yan üzere kıl." (Buhari, Taksiru'As-Salat, 19) buyurmuştur.

Ayakta durabilen ve yere oturabildiği halde secde edemeyen kimse namaza ayakta başlar, rükudan sonra yere oturarak secdeleri ima ile yapar.

Ayakta durabildiği halde oturduktan sonra ayağa kalkamayan kişi namaza ayakta başlar, secdeden sonra namazını oturarak tamamlar.


Ayakta durmaya ve rüku yapmaya gücü yettiği halde yere oturamayan kimse namaza ayakta başlar rükudan sonra secdeyi tabure ve benzeri bir şey üzerine oturarak ima ile eda eder.


Ayakta durmaya gücü yetmeyen, yere de oturamayan kimse namazı tabure, sandalye ve benzeri bir şey üzerine oturarak rüku ve secdeleri ima ile yerine getirir.

Kul Rabbine ibadet ederken hem özde samimi olmalı hem de dinin belirlediği şekil şartlarını tam olarak yerine getirmeye özen göstermelidir. Özen ve hassasiyet eksikliğinden dolayı Rabbine karşı sorumlu olacağı bilincinde olmalıdır. Bu sebeple namazını tabure, sandalye ve benzeri şeyler üzerinde kılan müminin ileri sürdüğü mazeretleri kendisini vicdanen rahatlatacak boyutta olmalıdır. Namazı asli şekline uygun olarak kılmaya engel olmayacak hafif bedeni rahatsızlıklar bu konuda meşru mazeret olarak görülmemelidir.


Öte yandan dini açıdan zorunlu ve meşru bir sebep bulunmadıkça camilerde sandalyede namaz kılmak, göze hoş gelmeyen bir görüntü ortaya çıkarmakta ve cemaat arasında tartışmalara sebep olmaktadır. Özellikle üzerinde namaz kılmak amacı ile camilerde sıralar halinde sabit oturakların yapılması, cami doku ve kültürüyle bağdaşmamaktadır. Bu sebeple hastalık ve özürlülük gibi herhangi bir rahatsızlığı bulunan kimselerin, zorunlu olmadıkça namazlarını sandalyede değil, yere oturarak kılmaları uygundur.

Diyanet.gov.tr

( 1689 ) kez okundu     -     15.09.2012   mstfkarsli ekledi     Tweetle    Paylaş 
namaz, sandalye, sandalyede namaz, sandalyede namaz kılmak, oturarak namaz, sandalyede namaz kılınır mı, taburede namaz olur mu, oturarak namaz olur mu, sandalyede namaz olur mu
Ziyaretçi Yorumları
( 0 ) Yorum
Tümünü Göster
Yorum Ekle
Güvenliğiniz için iP adresiniz kaydedilmektedir. Herhangi bir Hukuki Dava ile karşılaşmamak için hakaret içeren sözler ve argo kelimeler kullanmayınız.
İsim
:
Yorum
:
En fazla 400 karakter
Şehir
: <<-- Güvenlik kodu:
E-Posta
: -->>
 
E-Posta adresi Yayınlanmaz
Güvenliğiniz için ip adresiniz (54.166.141.69) kaydedilecektir.
  Yeni Makaleleri Takip etmek İstiyorum. Adresime E-Posta Gelmesini Onaylıyorum.
BENZER YAZILAR
   yeter ki OKU  
 Aktif ziyaretçi : 3
 Bugün : 101
 Toplam : 1776408
ZMK BİLİŞİM HİZMETLERİ       © 2010 

Site Haritası


3