Allah'ım! Günahlarımın küçüğünü büyüğünü, öncesini sonunu, açığını ve gizlisini, hepsini bağışla. - Müslim, "Salât", 216
 ANASAYFA   HAKKINDA   İLETİŞİM 
Haber Kaynağına Abone Ol    ARAMA  :       
Ağız Diş Sağlığı
Aile Hayatı
Anne Adaylarına
Bilişim Teknolojileri
Çocuk Gelişimi
Damak Tadı
Dinimi Yaşıyorum
Edebiyat-Şiir
Evinizi Güzelleştirin
Gök Bilim
Gözümün Nuru NAMAZ
Günlük Hayata Dair
Hayvanlar Alemi
Helal Yaşam
İlk Yardım
İslamiyet
Karış Karış Anadolu
Kıssadan Hisse
Kişisel Bakım
Kişisel Gelişim
Lokman Hekim
Örnek Şahsiyetler
Rüya Tabirleri
Sağlık
Tekrar Tekrar Oku
Türk-İslam Tarihi

Gebelikte dikkat edilmesi gerekenler ve riskli durumlar

Gebelikte dikkat edilmesi gerekenler ve riskli durumlar
 + Yazıyı Büyüt    - Yazıyı Küçült           

Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Senai Aksoy hamileilikte dikkat edilmesi gerekenler ve riskli durumlar hakkında sorularımızı yanıtladı.

Hamilelikte kadınlar hangi hareketlerden kaçınmalı?

Hareketle ilgili sorular en fazla sorulan sorular arasında. Eğilmekle, çömelmekle, uzanmakla hafif bir ağırlık kaldırmakla düşük olmaz. Normal giden bir hamilelikte risksiz bir hamilelikte bir problem yaratmayacaktır bunlar. Benim annelerime söylediğim; hamilelik bir sakatlık durum değil, size sakat gibi davranılmasına müsaade etmeyin.

Hamilelik doğal bir süreç, vücut buna hazır zaten. Günlük işlere devam edilebilir. Spor yapmalarına müsaade ediyoruz zaten. Hangi sporlar derseniz? Yürüyüş, yüzme gibi vücudu çok zorlamayan sporlar. Ama kendilerini zorlamalarını gerektiren sporlara müsaade etmiyoruz. Çünkü hamilelikte eklem içi sıvı miktarı artar. Dolayısıyla eklemlerin elastikiyeti artıyor ama eklemleri yerinde tutan bağların elastikiyeti artmıyor. Sonuçta eklem yaralanmalarına daha açık hale geliyorlar. Bu yüzden kayak yapmalarına (düşme ayrı bir de bağ yaralanmaları yaşamalarını istemiyoruz.) tenis, topla oynanan oyunlara travma nedeniyle izin vermiyoruz. Çok fazla merdiven çıkmalarını da istemiyoruz. Vücudu fazla yorabiliyor.

Son üç ayda ağırlaşıyor hamileler…

Son üç ayda vücutta ödem artıyor. Yürüyüş gibi sportif faaliyetler bu ödemin atılmasında oldukça etkili olabiliyor. Bunun dışında anlık yapılan hareketlerin doğumu kolaylaştırıcı ya da provakite edici etkisi yok.

Vücudunuz zaten size ne yapıp ne yapamayacağınızı söyler. Zorlayıcı bir şey olursa ben bunu yapamıyorum diye sinyal verecektir. Vücudunuzu dinleyin ve verdiği komutları uygulayın diyorum.


Hamilelikte en sık yaşanan şikayetler

Sık idrara gitmek başta geliyor. En sık rastlanan aslında mantar ve idrar yolu enfeksiyonları… Vajinanın asit miktarının azalmasına bağlı olarak mantar enfeksiyonlarına meyilli oluyor. İkincisi de idrar yolundaki kısalığa bağlı olarak görülen idrar yolu enfeksiyonu.

Mantar tüm hamilelik sürecinde eşit oranda görülebilir ama idrar yolu enfeksiyonu son üç ayda daha fazla görülebiliyor. Bazen bu enfeksiyonlar sessiz gelişebilir hiçbir gelişme göstermez, tek belirtisi rahimdeki kasılmalar şeklinde olabiliyor ve erken doğuma yol açabiliyor. Bu yüzden dikkatli olup belli aralıklarla idrar testi yaptırmakta yarar var.

Bacağa vuran bel ağrıları da gelen şikayetler arasındadır. Ellerde şişme ve sabah uyandığında uyuşma, diş eti kanamaları, burun kanamaları, bunlar normaldir ve endişelenmemek gerekir. Vücuttaki kanın sulanmasına bağlı oluşan kanamalardır bunlar. Gereklidir de. Çünkü bebeğin beslenmesine yönelik vücut ayarlamalarıdır.

Hamilelikte görülen kaşıntılar derideki gerginliğe bağlı ise önemli değildir. Ama bazen hamileliğin son aylarında ortaya çıkan ve karaciğerdeki bir probleme bağlı olarak gelişen kaşıntılar olabiliyor. Kaşıntı aslında önemli ve doktora bahsedilmesi gereken bir belirtidir. Bu durumda karaciğer enzimlerine bakmak gerekiyor çünkü kaslarda yaşanan gevşemeler safra yollarında da yaşanıyor safra birikmesine bağlı olarak vücutta gebelik kaşıntısı olarak görülen ama bebeğin ve annenin sağlığını tehdit eden bir durum oluşuyor. Buna uygun bir tedavi gerekir.

Ama kaşıntı gerginliğe ya da alerjiye bağlı bir kaşıntı ise ona yönelik basit tedavilerle sorun halledilebiliyor. Cildin gerilmesine bağlı oluşan bir kaşıntı varsa nemlendiricilerle kullanılarak kaşıntı hafifletilebiliyor.

Annenin alerjik bir yapısı varsa hamileliğinde alerjisinde bir atış ya da farklılık olmaz.

Hamilelik takipleri nasıl olur? Hangi testler yaptırılmalı?

Anne hamile kaldığını anladığı anda daha önce yapılmamışsa kızamıkçık, toksoplazma testlerinin yapılması lazım. Hepatit B ve C testlerinin de. Bir de kan durumunu görmek için kan sayımı yapıyoruz.

Toksoplazma bir çeşit parazit. Kediden geçen hastalık diye de bilinir. Bu parazit gelişimini memeli hayvan ve kedilerde tamamlıyor. Kedilerden insana koyun inek gibi hayvanlara da geçerek bunların kas dokularına bulaşıyor. Daha önceden bir bağışıklığı yoksa kadının kedilerle olan bağlantısını sorguluyoruz. Evden çıkmayan kedilerde pek olmamakla birlikte, evin dışına çıkan kedileri izlemek gerekiyor. Dışkısını yaptığı kaba bakıp, çünkü dışkısına yumurtasını bulaştırıyor.

Kedinin kumunu değiştirmemesi yatağına almaması gibi tavsiyelerde bulunuluyor. Kediyi veterinere götürüp toksoplazma taşıyıcısı olup olmadığını kontrol ettirmek gerekiyor. Aynı şekilde ette de bulunduğu için çiğ et yememelerini tavsiye ediyoruz bu kadınlara. Yine ete dokunduklarında ellerini çok iyi yıkamaları gerekir. Bir de kedinin pisleyebileceği yerlere dokunduğunda ellerini çok iyi yıkaması… Genel olarak hamile kadınların ellerini ağızlarına götürmemeleri gerekir.

Hepatit B Türkiye’de taşıyıcılığı çok olan bir hastalık bu yüzden önemli. Hastalığı geçirenlerin bazılarında bağışıklık bırakıyor, bazılarında ise kronik taşıyıcılık… Kendileri hasta olmadığı halde bulaştırıcı durumdalar. Bu kadınlar bebeklerine de bulaştırabiliyorlar bunu… Doğum esnasında ya da doğumdan sonra. Bunu bilmek önemlidir çünkü bebek doğduğunda hemen aşılamak bu enfeksiyona karşı bağışıklığını karşılamak gerekiyor. Bu yüzden buna hamilelik esnasında bakmak şart.

3. aya doğru ikili test yapılıyor. Down Sendromu gibi anomaliler açısından risk olup olmadığına bakılıyor. Ense kalınlığına bakılıyor bebeğin sonra bir kan testi yapılıyor. Buralardan çıkan değerler belli bir risk veriyor. Değerler belli bir seviyenin üzerindeyse o zaman amniyosentez öneriliyor.

Amniyosentez, anne karnındaki bebeğin etrafındaki sıvıdan örnek alınarak bunun içindeki bebeğe ait genetik kromozomlarına bakılmasıdır. İnsandaki 21. kromozomun iki yerine üç tane olmasıyla ortaya çıkan Down Sendromu zeka gerilikleriyle seyreden bir durumdur. Down Sendromu’nun %40 ında hiçbir ultrason belirtisi yoktur.

Şimdi daha az yapılmakla birlikte 16-18. haftalarda üçlü testte yapılabiliyor. Bu da genetik anomali riski tespiti için yapılan bir testtir. İkili testin ortaya çıkması ile birlikte daha az yapılmaya başlandı artık.

İkili, üçlü, dörtlü… Bu testler haftalara göre doktor tavsiyesine göre mi yapılıyor?

Bu testlerin hepsini yaptırmak gerekmiyor. Doktor tavsiyesine göre de diyemeyiz. Şu anda en iyi sonuçları verenler ikili testler… Eğer haftalık döneminizi kaçırmışsanız elbette üçlü test yapılabilir. Hem ikiliyi hem üçlü ya da dörtlüyü yapmakta bir tercihtir. Fakat bu testler tanı testleri değil. Hastalık var ya da yok demez sadece tarama testi. Bir olasılık veriyor, test sayısını artırarak tespit etme ihtimalini artırırsınız fakat gereksiz amniyosentez yapma riskini de artırmış olursunuz.

Şu anda dünyadaki yaklaşım; testler yapılsın ama amniyosentez isteyip istememe kararı anneye bırakısın yönündedir. Belli bir riskin üzerindeyse anne ki bu da 1/250. Biz anneden istiyoruz.

Detaylı ultrason nasıl yapılıyor?

Renkli ultrasonda deniliyor halk arasında. Bu tetkikin başka bir aletle yapıldığını sanıyorlar bazen. Aynı aletle yapılıyor sadece yapan kişinin bir üst uzmanlığı var. Uzmanlığı ultrasonda bebekte görülen sakatlıkları ve anormal durumlar üzerine. Hamileliğin beşinci ayı bebeğin bütün organlarının en iyi görüldüğü dönemdir. Özelikle bakılan şeyler beyin, sinir gelişimi, kalpte bir anormallik var mı, organlarda bir anormallik var mı, eller kollar normal mi? Plasentası suyu normal mi… Yani bebeğe ait herhangi bir anormallik var mı hepsine bakılıyor o dönemde. Çünkü bebekteki anormalliklerin bir çoğunu 5. aydan itibaren tespit etmeye başlıyorsunuz.
Mesela zaten küçük olan kalpte milimden daha küçük bir delik olduğunu düşünün bunu 5. aydan önce görmek mümkün olmuyor.

“Detaylı ultrason yapıldı ve sorun yok”. Bu sonuç bebekte hiçbir sakatlık yoktur diyemez. Bunda da sadece %70 i görülebiliyor sakatlıkların. Kalple ilgili ise %40.
Çünkü üç boyutlu bir organı iki boyutlu görmeye çalışıyorsunuz.

24. haftadan sonra da şeker yükleme testini yapıyoruz. Bu ayda yine bir kan sayımı yapılıyor. Toksoplazma negatifse bu ayda tekrar bakılıyor. Geçen sürede toksoplazma alıp almadığını kontrol etmek için kadının… Eğer yapılmamışsa bu dönemde de Hepatit testleri tekrarlanabiliyor. Doğuma doğru da kan düzeyi ve pıhtılaşma faktörlerini görmek için testler yapılıyor.

Düşük neden olur?

İlk üç aydaki düşük nedenleri bebeğin hayatla bağdaşmayan sakatlıkların olmasından kaynaklanır. Bu sakatlıkların büyük bir kısmı ise genetiktir. İnsan ırkı bu şekilde işliyor. Gebeliğin %15’i düşükle sonuçlanıyor. Bu da her 5 hamilelikten biri düşük oluyor demektir. Hatta oluşan hamileliklerin %80’inin de düştüğü ve adet ile atıldığı bu yüzden kadınların hissetmediği de söyleniyor. Bu yüzden bir kere düşük yapmış kadınlara niye diye bir araştırma yapmayız. Yumurtayla spermin anormal bir birleşmesi olduğunda düşük olabiliyor. Bu sakatlığı da vücut doğal bir seleksiyonla atıyor.

Bunun dışında oluşan %20 oranındaki düşüğün nedeni: plasentanın yerinden ayrılması, kadının rahmindeki anormal bir yapılanma, gebeliğin ikinci yarısından itibaren rahim ağzına yönelik problemler sayılabilir. Ama dediğim gibi bunlar düşük nedenleri içinde %20 yer alır. Düşüğün en önemli nedeni hayatla bağdaşmayan genetik problemlerdir.

İkinci düşük de tesadüfü olabiliyor ama üçüncüden sonrasını araştırmak gerekiyor. Bir takım alerjik vücudun gebeliği reddetmesi pıhtılaşma bozuklukları

Bebek hareketleri

Bebek hareketleri bebeğin sağlığı hakkında bize ciddi olarak bilgi veren bir şeydir. Hareketli bebek bebeğin sağlıklı olduğunu gösterir ve bizi endişelendirmez. Ama normal hareket eden bebek birden bire hareketsizleşirse bu bir belirti olabilir.

Kordon dolanması

Bebek kordonu bir buçuk metredir ve rahmin içinde her yerdedir. Doğan bebeklerin yarısında kordon boyunlarına dolanmıştır. Dolanmış olması önemli değil önemli olan bu kordon içindeki kan akımının kesilip kesilmediği. Kan akımının kesilmesi de önceden öngörülemez ve engellenemez bir şeydir.
 

Alıntıdır...http://www.annebebek.com.tr/konu_detay.asp?id=1&aid=&kid=128

( 10371 ) kez okundu     -     03.11.2011   zehra_zmk ekledi     Tweetle    Paylaş 
hamileilikte, dikkat, edilmesi, gerekenler, ve, riskli, durumlar
Ziyaretçi Yorumları
( 0 ) Yorum
Tümünü Göster
Yorum Ekle
Güvenliğiniz için iP adresiniz kaydedilmektedir. Herhangi bir Hukuki Dava ile karşılaşmamak için hakaret içeren sözler ve argo kelimeler kullanmayınız.
İsim
:
Yorum
:
En fazla 400 karakter
Şehir
: <<-- Güvenlik kodu:
E-Posta
: -->>
 
E-Posta adresi Yayınlanmaz
Güvenliğiniz için ip adresiniz (54.81.78.135) kaydedilecektir.
  Yeni Makaleleri Takip etmek İstiyorum. Adresime E-Posta Gelmesini Onaylıyorum.
BENZER YAZILAR
   yeter ki OKU  
 Aktif ziyaretçi : 2
 Bugün : 930
 Toplam : 1684506
ZMK BİLİŞİM HİZMETLERİ       © 2010 

Site Haritası


2