Allah'ım! Beni iyilik işledikleri zaman sevinen ve kötülük yaptıkları zaman bağışlanma dileyen kullarından eyle. - İbn Mâce, "Edeb", 57
 ANASAYFA   HAKKINDA   İLETİŞİM 
Haber Kaynağına Abone Ol    ARAMA  :       
Ağız Diş Sağlığı
Aile Hayatı
Anne Adaylarına
Bilişim Teknolojileri
Çocuk Gelişimi
Damak Tadı
Dinimi Yaşıyorum
Edebiyat-Şiir
Evinizi Güzelleştirin
Gök Bilim
Gözümün Nuru NAMAZ
Günlük Hayata Dair
Hayvanlar Alemi
Helal Yaşam
İlk Yardım
İslamiyet
Karış Karış Anadolu
Kıssadan Hisse
Kişisel Bakım
Kişisel Gelişim
Lokman Hekim
Örnek Şahsiyetler
Rüya Tabirleri
Sağlık
Tekrar Tekrar Oku
Türk-İslam Tarihi

Musibetlere Lanet Okumayın

Musibetlere Lanet Okumayın
 + Yazıyı Büyüt    - Yazıyı Küçült           

Musibetler hakkında yukarıda kaydedilen esaslar çerçevesinde bir değerlendirme yapınca onlar karşısındaki tavrımızın da buna uygun olması gerekir. Bu durum, Müslümanla Müslüman olmayan insanlar arasındaki temel bir farkı ortaya koyar. (1) Musibetlerle şahsî hatalarımız arasında sıkı bir irtibatın varlığı kabul edilince, musibetlere tânetmek değil kendimize yönelip kendimizi düzeltme gayretine düşmemiz gerekir, halbuki musibete lânet, yapıcı yönü olmayan bir rahatlamadır. Şu hadis bu bakımdan meselemizi tamamlayıcıdır:

Esyer İbnu Câbir radiyallahu anh anlatıyor: “Hz. Peygamber aleyhissalatu vesselam zamanında şiddetli bir rüzgar esmişti ki bir adam rüzgarı lanetledi. Aleyhissalatu vesselam derhal müdahale ederek: “Ona lanet okuma, zira o bir memurdur. Kim, lanete layık olmayan bir şeye lanet okursa, lânet, okuyanın üzerine döner” buyurdular”. (2)

Rüzgar için yasaklanan laneti diğer tabiî afetlere de teşmil edebiliriz. Çünkü, daha önce belirtildiği üzere, İslam dini, müntesiplerine, bütün musibetlerin ilahi bir ikaz olduğu dersini vermekte, bu nahoş hadiselerin yeni bir uyanış vesilesi, kendimizi murakabeden geçirme fırsatı kılınmasını istemektedir. Halbuki lanet, kendimizi mağdur ve mazlum görüp, bütün suçu karşı tarafa yıkmayı ifade eder.

Nihaî ders: Buraya kadar kaydedip söylediklerimizden özetle şu netice çıkmaktadır: Başımıza gelen her çeşit musibetlerin temelde kaynağı, sebebi biziz: Allaha karşı olan ahdimizi yerine getirmediğimiz, içki, kumar, fuhuş gibi bir kısım haramlara, ahlaksızlıklara düştüğümüz, insanlarla münasebetlerimizde adaletten uzaklaşıp zulüm ve haksızlıklara yer verdiğimiz, çevremizde işlenen kötülüklere seyirci kalıp, düzelmesi imkanımız dahilinde olan kötülüklere müdahale etmediğimiz, zâlim ve fâsık idarecilere karşı –korku, menfaat hesabı gibi sebeplerle- hakikati haykırarak uyarıda bulunmadığımız ... için, Cenab-ı Hak bir kısım zâlimlerin eliyle bizi cezalandırmaktadır.

Bu, tarihte de hep böyle olmuştur, dolayısıyla ne ilktir, ne de son olacaktır.
 

1-Evet her zaman söylediğimiz gibi, bir kere daha yeri gelmişken tekrar edelim: medeniyetler dünya görüşleriyle birbirlerinden ayrılırlar, teknikle değil.
2-Usdül-Gâbe 1, 115.

Sorularlaİslamiyet.com

( 1932 ) kez okundu     -     28.09.2011   mstfkarsli ekledi     Tweetle    Paylaş 
Musibetlere Lanet Okumayın, lanet, lanet okuma, musibet, musibetlere lanet okuma
Ziyaretçi Yorumları
( 0 ) Yorum
Tümünü Göster
Yorum Ekle
Güvenliğiniz için iP adresiniz kaydedilmektedir. Herhangi bir Hukuki Dava ile karşılaşmamak için hakaret içeren sözler ve argo kelimeler kullanmayınız.
İsim
:
Yorum
:
En fazla 400 karakter
Şehir
: <<-- Güvenlik kodu:
E-Posta
: -->>
 
E-Posta adresi Yayınlanmaz
Güvenliğiniz için ip adresiniz (3.80.177.176) kaydedilecektir.
  Yeni Makaleleri Takip etmek İstiyorum. Adresime E-Posta Gelmesini Onaylıyorum.
BENZER YAZILAR
   yeter ki OKU  
 Aktif ziyaretçi : 4
 Bugün : 888
 Toplam : 1854325
ZMK BİLİŞİM HİZMETLERİ       © 2010 

Site Haritası


4