Şüphesiz iman edip salih ameller işleyen, namazı dosdoğru kılan ve zekatı verenlerin mükafatları Rableri katındadır. Onlara korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardır. - Bakara-277
 ANASAYFA   HAKKINDA   İLETİŞİM 
Haber Kaynağına Abone Ol    ARAMA  :       
Ağız Diş Sağlığı
Aile Hayatı
Anne Adaylarına
Bilişim Teknolojileri
Çocuk Gelişimi
Damak Tadı
Dinimi Yaşıyorum
Edebiyat-Şiir
Evinizi Güzelleştirin
Gök Bilim
Gözümün Nuru NAMAZ
Günlük Hayata Dair
Hayvanlar Alemi
Helal Yaşam
İlk Yardım
İslamiyet
Karış Karış Anadolu
Kıssadan Hisse
Kişisel Bakım
Kişisel Gelişim
Lokman Hekim
Örnek Şahsiyetler
Rüya Tabirleri
Sağlık
Tekrar Tekrar Oku
Türk-İslam Tarihi

Amellerin Azalmasını Engellemeliyiz

Amellerin Azalmasını Engellemeliyiz
 + Yazıyı Büyüt    - Yazıyı Küçült           

Bir Müslüman olarak namaz kılarız, oruç tutarız, zekatımızı, sadakalarımızı veririz, evrad-ı ezkarımızı ifa ederiz, hizmet diyerek oradan oraya koştururuz.

Bu amellerimizin öncelikle bizim şahsiyet yapılanmamızda bir dönüşüm meydana getirmesi gerekir. Ancak o dönüşümü ne ölçüde yaşıyoruz ya da bir dönüşüm yaşayamadan yerimizde mi sayıyoruz?

Mevlana Hazretleri bu konuda bize bir uyarıda bulunuyor: “Biz şu dünya ambarında buğday topluyoruz. Fakat topladığımız buğdayları kaybediyoruz. Bir gün aklımızı başımıza alıp da buğdayın böyle azalmasının, kaybolmasının ambara giren fareden ve onun hilesinden ileri geldiğini anlayamıyoruz.

Ey Hak talibi can, önce ambara giren fareden kurtulma çaresini ara, ondan sonra buğday ölçeğini omuzla. Eğer ambar faresinin hilesi yoksa bizim kırk yıllık amelimizin buğdayı nerede? Bu kadar zamandır doğruluğumuzun, amellerimizin hasılı niçin ambarımızı doldurmadı?”

Yani, Mevlana diyor ki; gönül evini, amellerinle ve amellerinin sonucu oluşan huzurla, feyizle, nurla dolduruyorsun. Fakat şeytan ve onun içteki casusu nefis, fare misali gönlünde delikler açmışlar.

Sen manevi kazanç elde ettikçe o deliklerden girip o kazanımlarını götürerek boşa çıkartmaya çalışıyorlar. Sen de sanıyorsun ki bu kazanımların gönül evinde kalıyor, ahiret sermayesi biriktiriyorsun.

Hayır, o deliklerden kazandığın sermaye sessizce geldikleri gibi gidiyorlar. Eğer öyle olmasaydı yaptığın bunca amel seni şimdiki halinden daha güzel bir hale dönüştürürdü. Ahlakın her geçen gün daha da güzelleşir ve kurbiyet adına hep ileriye doğru giderdin…

DERDİNİ BİL Kİ DERMANI BUL

Bir gün aşırı halsizlik şikayetiyle doktora gittim. Tahlil sonucunda kansız olduğumu söyleyerek ilaç verdi doktor. İlaçları özenle kullandım, beslenmeme de ayrıca dikkat ettim. Buna rağmen halsizlik şikayetim her geçen gün daha da artıyordu.

Tekrar doktora gittim, daha derin tetkikler sonucunda asıl hastalık teşhis edildi. Sorun tiroid hormonlarının hızlı çalışmasına bağlı oluşan bir hastalıktı. Bu hastalık kansızlık da yaparmış. Tiroid hastalığına yönelik tedaviye başlayınca kansızlık şikayetim de kendiliğinden çözüldü.

Yani ben kansızlık için ne yaparsam yapayım kansızlığa neden olan asıl hastalığı tedavi ettirmediğim sürece kansızlıktan kurtulmam mümkün değildi. Önce temel sorunu çözmek gerekiyordu.

Aynen burada olduğu gibi, insan manevi hastalıklarının da esas sebebini iyi bulmalıdır. Bulamazsak bir yandan amellerimizle kazanırız diğer yandan kalbimizin hastalığıyla o yaptığımız amelimizi hiç konumuna düşürürüz.

Bu sebeple de zaman geç olmadan şeytanın ve nefsimizin hileleriyle gönül evimize açtıkları delikleri kapatmaya çalışmalıyız.

HASTALIKLAR BİZİ KUŞATMADAN TEDAVİ OLMALIYIZ

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) hasedin, ateşin odunu yaktığı gibi iyilikleri yakıp bitireceğini söylemektedir. Her şeye rağmen güzellikler için o kadar çalışıp didiniyoruz, ama yolda sinsice saklanmış olan haset birden çıkıyor önümüze ve her şeyi yakıp kavuruyor.

Düşünün sadece bir haset duygusunun nelere mal olduğunu. Evet, öncelikle fare delikleri dediğimiz kalbi hastalıklarımız olan kibir, gurur, ucub, suizan, enaniyet, riya, gıybet-dedikodu gibi hastalıklarımızın derdine düşmemiz gerekmektedir.

Bu hastalıkları tedavi etmediğimiz veya doktoruna tedavi ettirmediğimiz sürece amellerimizin kalitesinin artması mümkün olmayacaktır. Hatta ilerleyen zamanlarda hastalığın belirtileri kendini daha bariz ortaya koyacaktır.

Amellerimizde yılgınlıklar, isteksizlikler baş gösterecek, istikrarsızlıklar kendini göstermeye başlayacak, temsil insanı olmaktan ziyade söz adamı olacağız.

Oysaki tüm çabamız Allah rızasını kazanmak. Hal böyle olunca da en önemli husus doğru reçeteyi bulabilmek, manevi hastalıklarımızı tespit edip noksanlıklarımızı gidermek olmalıdır. Ancak böyle olursa ambarımızdaki delikleri kapatır, boşa kürek çekmeyi bırakarak ambarımızı doldurmayı başarırız.

KENDİNLE YÜZLEŞECEKSİN ÖNCE

Bugün kendini gerçekleştirme veya kişisel gelişim konuları oldukça revaçta; birçok yerde dersler, seminerler veriliyor bu hususta. Ama öyle konuştuğumuz veya dinlediğimiz gibi kolay değil bu işler. İnsanın kendisini geliştirebilmesinin temelinde kendi durumunun, kalbi hastalıklarının farkına varması yatmaktadır.

Kendini yatıracaksın ortaya, murakabe yoluyla, içini dışarıya çevireceksin. Bakacaksın yaralarına berelerine, halinle halleşip yüzleşeceksin uzun uzun… Yüzleşeceksin ki bir üst boyuta çıkasın. Sonra yavaş yavaş merdiven basamaklarını çıkacaksın zirvelere doğru…

 
Ailem Dergisi  -  http://www.hanimlar.com/makale/hayatin-icinden/ambardaki-fare-deliklerini-kapatalim

( 1595 ) kez okundu     -     24.06.2011   mstfkarsli ekledi     Tweetle    Paylaş 
ambardaki fare deliklerini kapatmalıyız, ameller neden boşa gidiyor, amellerin azalmasını engellemek
Ziyaretçi Yorumları
( 0 ) Yorum
Tümünü Göster
Yorum Ekle
Güvenliğiniz için iP adresiniz kaydedilmektedir. Herhangi bir Hukuki Dava ile karşılaşmamak için hakaret içeren sözler ve argo kelimeler kullanmayınız.
İsim
:
Yorum
:
En fazla 400 karakter
Şehir
: <<-- Güvenlik kodu:
E-Posta
: -->>
 
E-Posta adresi Yayınlanmaz
Güvenliğiniz için ip adresiniz (54.226.34.209) kaydedilecektir.
  Yeni Makaleleri Takip etmek İstiyorum. Adresime E-Posta Gelmesini Onaylıyorum.
BENZER YAZILAR
   yeter ki OKU  
 Aktif ziyaretçi : 6
 Bugün : 336
 Toplam : 1527605
ZMK BİLİŞİM HİZMETLERİ       © 2010 

Site Haritası


6