(Mallarınızı) Allah yolunda harcayın. Kendi kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever. - Bakara, 2/195
 ANASAYFA   HAKKINDA   İLETİŞİM 
Haber Kaynağına Abone Ol    ARAMA  :       
Ağız Diş Sağlığı
Aile Hayatı
Anne Adaylarına
Bilişim Teknolojileri
Çocuk Gelişimi
Damak Tadı
Dinimi Yaşıyorum
Edebiyat-Şiir
Evinizi Güzelleştirin
Gök Bilim
Gözümün Nuru NAMAZ
Günlük Hayata Dair
Hayvanlar Alemi
Helal Yaşam
İlk Yardım
İslamiyet
Karış Karış Anadolu
Kıssadan Hisse
Kişisel Bakım
Kişisel Gelişim
Lokman Hekim
Örnek Şahsiyetler
Rüya Tabirleri
Sağlık
Tekrar Tekrar Oku
Türk-İslam Tarihi

İyiliği Emretmek Kötülükten Sakındırmak

İyiliği Emretmek Kötülükten Sakındırmak
 + Yazıyı Büyüt    - Yazıyı Küçült           

İslam toplumu dahilinde yapılacak cihatla, dışa karşı yapılacak cihad, elbette farklı olacaktır. Dışa karşı, gerekirse sıcak savaş yapılır, zulme engel olunur. Dahilde ise, müspet bir şekilde din tebliğ edilir, kötülüklere karşı mücadele edilir(1). Buna, emr-i bil-maruf nehy-i ani'l-münker denilir. Yani, iyiliği emretmek, kötülükten sakındırmak. Şu ayet, ümmet içinde bunu yapacak bir topluluğun bulunmasını gerekli kılar:
" İçinizden, insanları hayra çağıracak iyiliği emredip kötülükten alıkoyacak bir topluluk bulunsun..." (Al-i İmran Sûresi,104) Böyle bir topluluk, toplumun manevi asayiş muhafızları olacaktır. Nasıl ki, maddi asayiş için emniyet teşkilatı görev yapar; hastalıkların tedavisinde sağlık bakanlığı mensupları çalışır; onun gibi, ülkenin manevi asayişi ve manevi yaralarının tedavisi için de böyle bir topluluk gayret gösterecektir.

Resulullah, şu ifadeleriyle emr-i bil-ma'ruf, nehy-i ani'l-münker'in önemini vurgular: "Nefsim elinde olan Allah'a yemin ederim ki, ya iyiliği emreder kötülüğe engel olursunuz, ya da, Allah, yakında umumi bir bela verir. O zaman dua edersiniz, fakat duanız kabul olmaz." (2)

İyiliği emir, kötülükten sakındırmayı kendine şiar edinen bir toplum; sağlam, dengeli, kuvvetli bir birlik meydana getirir, "fazilet toplumu" olur. Böyle bir toplumda, zararlı akımlar boy gösteremez, yangınlar seyredilmez, yavru yılanların, birer kobra haline gelmesine göz yumulmaz. Kamu vicdanı, duyarlı olur...

Allah yoluna davet, muhatapların durumuna göre farklı metotlar gerektirir. Şu ayette, buna dikkat çekilmiştir:
"Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle davet et ve onlarla en güzel bir şekilde mücadele et" (Nahl Sûresi,125)

İlim sahibi zatlar kesin delillerle, avamdan olan insanlar, güzel öğütlerle Allah'ın dinine davet edilirler. Dine muhalif inatçı kimselerle ise, en güzel bir şekilde mücadele yapılır. (3)

Ehl-i kitapla yapılacak mücadelede de, " en güzel bir şekilde mücadele" metodu emredilmiştir:
" Ehl-i kitapla , zalim olanlar dışında, en güzel bir şekilde mücadele ediniz "Biz, hem bize indirilene, hem de size indirilene iman ettik. Bizim de, sizin de İlahınız birdir. Biz, ancak ona teslim olan kimseleriz" deyiniz..."( Ankebut Sûresi,46)

Görüldüğü gibi, ayette ehl-i Kitap iki kısma ayrılmıştır:
1- Zalim olanlar.
2-Söz dinleyenler.

" En güzel bir şekilde mücadele", onların sözden anlayanlarıyla yapılması gereken bir mücadeledir. Mesela, muhataba yüklenmeden, onu kınamadan, ayıplamadan anlatmak.. Ta ki muhatap insafa gelsin, tebliğcinin gayesinin kendisini hakka ulaştırmak olduğunu hissetsin. Zira, muhatabın kibir ve inadı, ancak yumuşak muameleyle aşılabilir. (4)

"Ben İlahım" diyen Firavun'a, hakkı anlatmak için giden Hz.Musa ve Harun'a Cenab-ı Hakk’ın "Ona kavl-i leyyinle (yumuşak bir dille) anlatın. Olur ki, öğüt alır veya korkar" (Taha Sûresi,43-44) buyurması meselemiz noktasından düşündürücüdür.

Nitekim, günümüzde Avrupa'da çeşitli sebeplerle bulunan müslümanların, Hıristiyanlarla müspet bir diyalog içine girmeleri, pek çok Hıristiyan’ın, İslam'a girmesine vesile olmuştur. Bu gün Avrupa'daki Hıristiyan asıllı müslümanların sayısı yüz binlercedir. Eskiden kılıçla ancak Viyana önlerine kadar varılmışken, bugün tebliğ hareketleri sayesinde İslamiyet Avrupa'nın hemen her yerine ulaşılmıştır.
Bediüzzaman, Kur'an'ın "ehl-i kitap" ifadesinin günümüzde " ehl-i mektebi" yani ilim tahsil eden kesimi de içine aldığını söyler. (5) Son yıllarda memleketimizde görülen karşılıklı diyalog ortamı, daha önce din düşmanı olan nice ehl-i mektebin, İslam'a teslim olmalarını sağlamıştır. Zira, "medenilere galebe çalmak ikna iledir. Söz anlamayan vahşiler gibi, icbar ile değildir." (6)

"Dinde zorlama yoktur" (Bakara Sûresi, 256) ayeti, mühim bir gerçeği bildirir. Kimse zorla Müslüman yapılamaz. Fakat, dinde tebliğ vardır, dinin hakikatlerinin anlatılması vardır. Kendisine hak din tebliğ edilen kimse, kabul etmekte veya etmemekte serbesttir.

Kaynaklar:
1-Bkz. Nursi, Emirdağ Lahikası, s., 481-482
2-Tirmizi, Fiten, 9
3-Razi, XX,138-139; Beydavi, I, 561
4-Kutub, IV, 2202
5-Nursi, Sözler, s., 378 - 379
6-Nursi, Hutbe-i Şamiye, s., 88

Doç.Dr. Şadi EREN  -  http://www.sorularlaislamiyet.com/article/2780/emr-i-bil-maruf-nehy-i-ani-l-munker-nedir-kimlere-ve-nasil-yapilmalidir.html

( 3259 ) kez okundu     -     27.03.2011   mstfkarsli ekledi     Tweetle    Paylaş 
emr-i bi'l-maruf nehy-i ani'l-münker, emr-i bil-maruf nehy-i ani'l-münker, emri bil maruf nehyi anil münker, iyiliği emredip, kötülükten alıkoymak, iyiliği emredip kötülükten sakındırmak, iyiliği emretmek kötülüğü yasaklamak
Ziyaretçi Yorumları
( 0 ) Yorum
Tümünü Göster
Yorum Ekle
Güvenliğiniz için iP adresiniz kaydedilmektedir. Herhangi bir Hukuki Dava ile karşılaşmamak için hakaret içeren sözler ve argo kelimeler kullanmayınız.
İsim
:
Yorum
:
En fazla 400 karakter
Şehir
: <<-- Güvenlik kodu:
E-Posta
: -->>
 
E-Posta adresi Yayınlanmaz
Güvenliğiniz için ip adresiniz (107.21.16.70) kaydedilecektir.
  Yeni Makaleleri Takip etmek İstiyorum. Adresime E-Posta Gelmesini Onaylıyorum.
BENZER YAZILAR
   yeter ki OKU  
 Aktif ziyaretçi : 3
 Bugün : 361
 Toplam : 1889266
ZMK BİLİŞİM HİZMETLERİ       © 2010 

Site Haritası


3